Ben hiç çocuk olamadım…
Ben gece kâbus gördüğümde hiç baba diyemedim…
Anne diye ağlayamadım mesela uykumu çalan kâbusumun ardından…
Abla yok ağabey yok ben hiç birilerine seslenemedim korkularımda…
Uyandım ağladım sessiz yatağımda sabaha kadar…
Korktum titredim yatağımda gün ağarıncaya dek…
Ben hiç sevgide teselli bulamadığım hüzün dolu gecelerimde…
Sevgi bulamadım en ihtiyacım olanda çocukluğumda…
Çocukluğum yalnızlığımdı benim gençliğimde buldum çocukluğumu…
Ben hiç çocuk olamadım aslında…
Hıçkırıklarım böldü gecenin sessizliğini ve ben sabahın derinliğini…
Babama seslendim duymadı…
Anneme seslendim sırtını döndü…
Ve bir gece nefes sesleri böldü uykumu…
Sessizliğin sesini tattım hep karanlıklarımda…
Aydınlıklarıma ulaşamadım aslında ben hiç…
Ve biliyor musun ben hiç çocuk olmadım aslında…
Annemden istedim “olmaz iş” dedi…
Babamdan istedim; “kızım! Ekmek parası!” dedi…
Ben hiç çocuk olamadım aslında…
Sıcak bir yemek yiyemedim mesela
Okul sonrası evimi ziyaretimde yoktu bir annem…
Gecenin bir yarısına kadar babasızdım babam geldi göremedim uyur numarası yaptım…
Ben hiç çocuk olamadım aslında…
Hastalandım; belli etmedim…
Bölünmesin istedim uykuları çünkü hep kulağımda çınlardı; “kızım ekmek parası!” ve “olmaz iş”…
Ve biliyor musun ben hiç çocuk olamadım!
Annem yoktu aslında benim ve bir babam…
Onların tek çocukları işleriydi ve bir de ağabeyim…
Ben hiç çocuk olamadım aslında!
Onların tek çocukları yorgunluklarıydı ve akşam meyveleri…
Ben hiç çocuk olamadım mesela!
Onların tek çocukları uykularıydı ve yorgunluk kahveleri…
Ve ben hiç çocuk olamadım aslında biliyor musun?
Çünkü onların tek çocuklar arkadaşlarıydı ve onlarla oynadıkları kumarları ve mutluluğu buldukları içkileri…
Ben hiç anne diye ağlayamadım kâbuslarımda ve “benim babam…” diye başlayan cümleler kuramadım arkadaşlarıma…
Ve ben hiç hıçkırıklarımla bozamadım gecenin sessizliğini sessizce ağladım yatağımda kimi zaman içime akıtarak kanımı…
Çünkü ben hiç çocuk olamadım…



