Histeri Nedir? Tedavisi Nasıldır?
Histeri, konuyu yakından bilmeyenler tarafından sıklıkla ve yanlış olarak kullanılagelmiştir. Hakiki anlamı ile histeri, kadınlarda olduğu kadar erkeklerde ve çocuklarda görülebilen, olgunlaşmamış ve zekâca geri kalmış insanların hastalığıdır.
Hipokrat ve onun devri, uterusu karın içerisinde gezebilen bir organ olarak düşünürlerdi. Yaşı ilerlemiş ve cinsel hayatı bulunmayan kadınlarda gerek uterus ve gerek kadın vücudunda bozukluklar meydana geldiğine inanıyorlardı. Çaresi de bu kadını evlendirmekten ibaretti.
Ondan sonra gelen bütün hekimler aşağı yukarı bu kanıyı ileri sürmüşler ve bu durum onaltıncı yüzyıla kadar devam etmiştir. Bu yüzyılın; ortalarında Charles-Lepois histerinin bir sinir hastalığı olduğunu ileri sürmüşse de ondan sonra gelenler ondokuzuncu yüzyılın sonlarınna kadar yine uterusla ilgisini savunmuşlardır.
O tarihten sonra belli olmuştur ki histeri, Ego ve Super ego alanlarındaki yüksek ruhi değerleri iyi gelişememiş insanlarda, bir kısım iç güdüler, insiyaklar ve duygular iyi kontrol edilememektedir. Böyle insanlar herhangi bir darbe karşısında artık muhakemeleri ile-değil, alışkanlıkları ve iç güdüleri ile hareket etmekte, olayla savaşmaktansa histerik reaksiyonlara sığınmaktadırlar.
Histeri Nöbetleri
Histeride en mühim bulgu, «histeri nöbetleri» dir. Bu nöbetler ekseriya bir ruhi sarsıntıya bağlı olarak meydana gelirler. Hasta birdenbire ve ihtilâçlar içinde kendini yere atar. Bu esnada bağırır veya ağlar. Elleri ve ayakları kasılır, yüzü gerilir, başı arkaya doğru atılır. Vücudunun muhtelif yerlerinde intizamsız ihtilâçlar olur.
Bu esnada şuur hiçbir zaman kaybolmaz. Yüzünün rengi değişmez, sar’ada olduğu gibi ağzından köpükler gelmez. Dışkısını veya idrarını kaçırmaz. Düştüğü yer de önemlidir. Sar’alı gibi mangala düşüp yanmaz. Hatta.başını iskemlenin kenarına bile vurmaz. Adeta yatacağı yeri seçer, tehlikesizce uzandıktan sonra ihtilaçlar başlar.
Bu nöbetlerin süresi değişiktir. Beş on dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Nöbetler hemen her defa gündüzleri gelir. Hastanın maksadı olayı diğer insanlara göstermek olduğu için kimsenin bulunmadığı saatlerde nöbet gelmeyeceği tabiidir.
Nöbetler çeşitli belirtiler gösterirler. Bunlardan bir kısmı felçler şeklinde kendini gösterir. Hasta kolunun veya bacağının tutmadığını söyler. Dış görünüşü ile bu şekil hakikî felçlere benzer. Fakat diğer, hakiki felçlerde bulunan bulgular bunda yoktur. Bir hekim basit bir muayene ile bunu ayırır. Bazen hasta ayakta duramaz. Başkaları tarafından kaldırılsa bile hemen yuvarlanır. Bu halde de hakiki hastalığa delalet edecek bir bulgu yoktur.
Bir kısım hastalar şiddetli ağrılardan şikayetçidirler- En ufak bir hareket esnasında çok şiddetli ağrılar : duyuyorlarmış gibi bağırırlar. Doktor muayeneye teşebbüs edince, ağrı dolayısı ile, ona bile müsaade etmezler. Herkes gittikten sonra odasına gizlice bakanlar, hastanın kalktığını ve her işini gördüğünü fark ederler.
Bazı histerikler başlarının bir noktasında batıcı ve dayanılması imkânsız ağrılardan yakınırlar. O kadar Israrla ağrılarını savunurlar ki, hekimlerin beyin uru düşündükleri olur! Yine bu ağrı ve uyuşmalar, hissiz sahalar vücudun başka başka yerlerinde de hissedilir. Hasta elinde veya ayağında hissi olmayan bölgelerden bahseder. İnsanin yapısı hakkında bilgisi olmadığı için bu bölgelerden bahseder. İnsanın yapısı hakkında bilgisi olmadığı için bu bölgeleri («ilmî» olarak tarif edemez. Sinirlerin normal yayılışlarını bilmediği için, mesele meydana çıkar.Histerik bazen, kör, sağır veya dilsiz olur. Fakat bütün bu taklit iddialar iyi bir tetkik sonucunda meydana çıkardır.
Bazı hastalar inatçı bulantı ve kusmalardan şikâyetçidirler. Bu hal bazen hastayı açlıktan ölüme götürecek kadar inatçıdır. Hastalar midelerinden kalkarak boğazlarını tıkayan yuvarlak bir tıkaçtan yakınırlar. Boğulacak gibi olduklarını söylerler, nefessiz kalmış gibi çırpınırlar, tabii hiçbir zaman boğulmazlar!
Ruh Dünyaları
Histeriklerde dış dünyanın uyarmalarına ve olaylarına karşı gösterdikleri teessüriyet çeşitlidir. Çok kere kararsız ve değişkendir. Neş’e içinde iken birdenbire kederlenirler. Bazen ağlarken kahkahalarla gülerler. Çok sevdiklerinden bir anda soğur ve nefret edebilirler Bu ruhî sebatsızlık şizofreniye benzediği için bunar «kardeş hastalık» diye de adlandıranlar vardır.
Muhtelif şekillerini anlatırken verilen misallerden de belli olduğu gibi histeriklerin bütün gayesi etrafın dikkatini çekmek üzerine toplanmıştır. Etrafta adam olmadan histeri krizi gelmez. Esasen hastalığın insanlarda hele yakınlarında uyandıracağı heyecanı bildikleri için âdeta hasta olmaya özenirler.
Herhangi bir sebeple hastalık rolü yapanlarla histerikler arasındaki fark, histeriklerin hasta olmayı arzu etmeleri, temaruz edenlerin ise hasta gözükmek istedikleridir.
Histerik Alacakaranlığı
Nöbetler esnasında histerik bambaşka bir görünümdedir. Sanki içinde bulunduğu şartları değiştirmiştir. Bu şekil nöbetler esasında histerik hasta gibi görünmez. Derli topludur. Hayaller, rüyalar görür. Adeta şahsiyeti değişmiştir.
Histerik birçok suallere bazen kasten yanlış cevap verir. En basit hesapları yanlıştır. İsmi sorulunca şehir ismi söyler. Yalan söylemeye o kadar alışmıştır ki, sonunda kendi de inanır.
Kadın mı? Erkek mi?
Histerik her iki cinste de bulunur. Hasta çocuklarda hiç de az değildir. Bir akliye Polikliniğinde on beş günden beri i hıçkıran ve her türlü tedaviye karşı koyan bir erkek çocuğu koluna takılan tansiyon aleti ile bir dakika içinde tedavi edilmiştir.
İntihar histeriklerin sıklıkla konuştuğu bir konudur. Fakat melankoliklerin aksine, histeriklerde intihar oldukça gösterişli, ilgi toplayıcı,, fakat herhangi bir şekilde tehlikeli olmayan basit rol olarak kalır.
Histerinin Tedavisi
Histerik varlığını iddia ettiği hastalıklarına, sadece o yönden bir deva bulamaz. Bir başka deyişle, muhitinizde rastlayacağınız yıllardır «derdini anlayan doktor bulunmamışa hastaların histerik olabileceğini hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayınız. Bazen histeriğin şikâyetleri o kadar acayiptir ki, bir ruh hastası olduğu gözden kaçtığı zaman insan hekimlerin cahil olduğu hakkında bir kanaata varabilir. Böyle hasta mutlaka akıl hastalıkları uzmanına gönderilmelidir.
Histeriklerin tedavisine gelince, bu telkin tedavisidir. Psikanaliz yardımı ile ruhî haleti tespit edildikten sonra, o yönde yapılacak kuvvetli telkinler, kesin tedaviye ulaşabilirler.
Hastanın kültür derecesine göre bu telkinlere, aynen onun yaptığı gibi gösterişli, dekorlu ve hareketli bir hava vermelidir. Eğer esas görevi hakkında bir bilgisi yoksa bir röntgen âleti veya idrarı boyayan ilâçlar hatta basit tansiyon âleti kudretli bir hekim elinde tam şifayı temin eder. Tabi bu tamamen Akliye Uzmanlarına bırakılacak bir konudur. Meslek dışı insanların elinde çok tehlikeli olur. Hasta bir defa emniyet etmezse, daha sonra yapılacak girişmeler de tehlikeye düşer



