Her şey bu albümde saklı
Yaptığı şarkıları evinin bir köşesinde biriktiren Cansu Kurtçu, sonunda bunları gün ışığına çıkarıp ünlü isimlere vermeye başladı. Kısa süre önce de kendi şarkılarından oluşan bir albüm hazırladı. Kurtçu, “HİS” (Herşey İçinde Saklı) adını verdiği çalışma için “Yaşadığım her şeyi anlatıyor” diyor.
* Hali hazırda hem söz yazıp hem de beste yapıyordunuz. Ne oldu da albüm çıkarmaya karar verdiniz?
- Aslında albüm çıkarmaya çok fazla niyetim yoktu. Eskiden organizatördüm, söz yazmak da benim için bir deşarj olma yöntemiydi. Sözleri yazıp yazıp köşelere saklardım. Evi bir görseniz, koli koli defterlerim var. Onların hepsini sadece rahatlamak için yazıyordum. Ta ki Fettah Can görene kadar…
* Neden öyle köşelere saklıyordunuz yazdıklarınızı?
- Bilmem… Görülmesini istemiyordum. Arkadaşlarım beni çok neşeli bir tip olarak görürler ama içimden gelen şarkılar daha depresif. O yüzden kime görmesin istedim sanırım.
* Derken Fettah Can gördü bunları, ya sonra?
Dört-beş yıl kadar önceydi. Yazdığım sözleri gördü ve “Ya bunları sanatçılara verirsin ya da Allah’ın sana verdiği bu yeteneği bir köşeye atar, bu sözlerden insanları mahrum bırakırsın” dedi. İşte o andan sonra şarkılarımı sanatçılara vermeye başladım.
* Peki şarkı söylemeye nasıl başladınız?
- Gitarı elime alıp, sanatçı arkadaşlarıma verdiğim şarkıları söylemeye başladığımda, bunların bambaşka şeylere dönüştüğünü gördüm. Arkadaşlarım da “Sen daha mı doğru yansıtıyorsun acaba duygularını?” demeye başladı. Ben de “Onu da yapalım o zaman” dedim.
ÜÇ SENE GEREKSİZ TİTİZ ÇALIŞTIM
* Albümünüz “HİS” (Herşey İçimde Saklı) çıkalı yaklaşık 20 gün oldu. Bu albümün temeli ne zaman atıldı?
- Üç sene önce “İki Nefes” adında bir şarkı yaptım. Onu gitarla çalıp söylerken, “Bunu benim söylemem lazım, başkasının söylemesini istemem” dedim. Ondan sonra da şarkılarımı biriktirmeye başladım. Repertuvarı hazırlama aşaması çok zordu. Çünkü elimde hem yeni hem de eski şarkılar vardı. Albüme karar verdiğimde ise yepyeni şarkılar yapmaya başladım.
* Her yıl yeni bir albüm çıkaran şarkıcılar var, siz ise bir albüm üzerinde üç sene uğraşmışsınız…
- Üç sene inanılmaz derecede gereksiz titiz çalıştım.
* Neden gereksiz diyorsunuz?
- Bence albümün üstüne bu kadar düşmenin manası var ama duyduğum şeylere bakınca, bunun o kadar da gerekli olmadığını görüyorum. Şarkıyı radyolara veriyorum, bekletiyorlar. Kanallara veriyorum, bekletiyorlar. Nedeni de henüz popüler olmamam. Popüler değilim ama iyi müzik yapıyorum. Siz değil miydiniz “İyi Müzik yapılsın, biz de çalalım” diyen? Bahaneleri de şu: “Yaz döneminde slow şarkıyla çıktın”.
* Demet Akalın ve Murat Boz’a verdiğiniz şarkılar her yerde çalarken sizin söylediklerinizin çalmaması üzmüş sizi sanırım…
- Evet. Eğer bu isimler şarkılarımı söylemeseydi, gerçekten “Benim biraz daha zamana ihtiyacım var, kanallarda, radyolarda bekletilmem normal” derdim.
* Hangi şarkıları vermiştiniz Demet Akalın ve Murat Boz’a?
- Murat Boz’a “Aşklarım Büyük Benden”, Demet Akalın’a da “Yanan Ateşi Söndürdük”ü verdim. İkisi de çok güzel yorumladı şarkıları.
* Peki neden albümünüz yaza denk gelmişken slow şarkıyla çıkış yapmayı tercih ettiniz?
- Albümün çıkacağı dönem ufak bir şirket problemi yaşadım. Kış dönemiydi ve ben başka bir şirketteydim. Tüm hayaller, projeler onun üzerine kurulmuştu. Sonra şirket değişti, revizeler oldu ama ben inat ettim, açıkçası umursamadım…
BEN HER TARZDA ŞARKI YAPABİLİYORUM
* “Daha önce organizasyon ve prodüksiyon işi yapıyordum” dediniz. Müzik eğitimi almadınız mı?
- İlkokuldan sonra Ankara Devlet Konservatuvarı Gitar bölümüne girdim. Fakat ben çok maymun iştahlıydım, bu da tek çocuk olmamdan kaynaklanıyor sanırım. Babam da gitar çalıyordu ve ben küçükken onun gitarını mikrofon yapıp şarkı söylüyordum. Okula girdikten sonra inanılmaz zor olduğunu gördüm. Çok sıkıldığım için çıkmak istedim, ailem de karışmadı. Sonra İstanbul’a taşındık ve Anadolu lisesine girdim. Orada da kendimi müziğe verdim. Çantadan çok gitarla okula giderdim. “Liseden sonra çalışmam lazım” diye düşünürken, Sinema Televizyon okumaya karar verdim. Sonrasında İskender Paydaş’la tanıştım. Çok büyük hayranıydım. “Bir gün birlikte projeler yapalım, benim basın danışmanlığımı yap” dedi. Okuldan daha çok şey öğrenirim diye onun yanında işe başladım. İşin içinde hep müzik vardı.
* Sizin için en özel olan şarkınız hangisi?
- “Ben Yapamadım” diye bir şarkım var, ailemin yanından ayrılıp kendi evime çıktığım zaman yapmıştım. O dönem kendimi çok yalnız hissetmiş ve bu şarkıyı yazmıştım.
* Siz hem şarkı yazıp besteliyor ve seslendiriyorsunuz, hem de sanatçılara şarkılar vermeye devam ediyorsunuz. Piyasada sizin gibisi pek yok herhalde…
- Çok az kişi var. Sezen Aksu bize gelmiş, bizden sonra çocuklarımız ve torunlarımız da dinleyecektir. Yeni nesilden Sıla, Tuğba Özerk, Nil Karaibrahimgil, Gülşen var. Ama ben albümle birlikte söz beste vermeye başlamadım, öncelikli işim buydu. Saydığım isimlere büyük saygım var ama kendimi onlardan şöyle ayırabilirim; ben her tarzda şarkı yapabiliyorum.
* Zaten albümünüzde yer alan şarkılar diğer sanatçılara verdiğinizden farklı değil mi?
- Evet farklılar. Bir de albüm akustik ve canlı kayıt.
CANSU, KELEBEK İÇİN ŞARKI YAZDI
Mevsimler değişir İnsanlar da…
Gelir ve giderler
Ama elimde kelebek oldukça
Benim içimde bol bol kebelek…
DÖRT MEVSİME DAMGA VURMUŞUM
“Çok büyük bir popstar olacağım, yaza-kışa damgamı vuracağım” gibi bir iddiam yok. Ben dört mevsime damgamı vurup geçmişim zaten şarkılarımla.
BENİ TANIMAK İSTEYEN ALBÜMÜMÜ DİNLESİN
“His”teki şarkılar, benim yaşadığım her şeyi anlatıyor. Bu yüzden adı “Herşey İçinde Saklı”. Beni tanımak isteyenler albümü dinlerse, ne yiyip içtiğime kadar her şeyi öğrenecektir.



